Allah

[alla:h]
阿́
öz.is.
1. 真主, 安拉, 苍天, 老天爷
2. 作为词组中的一部分, 对第二部分起强化作用: \Allahın adamı 不寻常的人, 纯朴的人, 可怜的人 \Allahın ayazında 在严寒中 \Allahın belâsı yer 该诅咒的地方, 讨厌的地方 \Allahın emri 真主的旨意, 命运 \Allahın gazabı 天怒, 灾祸 \Allahın kırı 无边的草原 \Allahın tembeli 臭名远扬的二流子
ünl. 真主哇!天哪!哇!啊!我的天哪: Allah bu kadar çok kar yağdı! 哇!好大的雪!Allah ne de güzel olmuş. 哇!她变得多漂亮啊!
◇ \Allah adamı 1) 隐居的人, 隐士 2) 谦谦君子, 与世无争的人 3) 冥界之人, 厌世的人, 对世事极感失望的人 \Allah \Allah bağırmak 呼唤真主, 哭天抢地 \Allah \Allah’ı göğe çıkmak 哭天抢地 \Allah aratmamak 聊胜于无: Allah aratmasın! 聊胜于无。Evimiz küçük, ama idare ediyoruz, Allah bunu da aratmasın. 我家的房子很小, 但还能将就, 有总比没有强。\Allah baba 真主, 老天爷 \Allah bilmek 1) 天晓得, 不知道, 不清楚: Ne geçer aklının bir kıyıcığından Allah bilir. 天晓得他在琢磨什么!Yağmur yağar mı dersin? Allah bilir. 你问会不会下雨?只有天晓得! 2) 似乎, 好像, 看来: Allah bilir, bu iş pek karışıktır. 这事好像很复杂。Allah bilir paranızı o çalmış. 您的钱也许是他偷走了。\Allah demek 不知该说什么, 无话可说: Allah derim, ne diyeyim. 我的天哪!我说些什么好呢?-i \Allah gibi saymak 奉若神明 \Allah hakkı için 向真主起誓 \Allah için 1) 看在真主的面子上, 为了真主: Allah için güzel söz çok söyleyin! 看在真主的份上, 请多美言几句! 2) 说真的, 真的, 的确, 确实, 说实在的: Allah için bu olay çok üzücüdür. 说真的, 这件事真的非常令人遗憾。Ahmet Efendi’yi bilir misin? Erkek güzeli Allah için. 你认识艾哈迈德先生吗?真是一个美男子!Sonra Allah için ıslah oldu. 后来他真的改邪归正了。\Allah kavuştursuna gitmek 辞行, 告别; 送行, 送别 \Allah kerim yeri 免费过夜的地方, 通宵营业(或凌晨开业)的咖啡馆 \Allah ne verdiyse 有什么就: Kızım, Allah ne verdiyse onu yiyeceğiz. 姑娘!我们有什么就吃什么吧!\Allah övmüş de yaratmış 天生质丽的; 天生好脾气的 \Allah rızası için 看在真主的面子上, 看在真主的份上: Allah rızası için bir ekmek parası veriniz! 看在真主的份上, 给个面包钱吧!Allah rızası için sus! 看在真主的面子上, 别说了!\Allah taksimi 不平等分配: Bu kul taksimi değil, Allah taksimi. 这不是平等分配, 而是不平等分配。\Allah (ı) var 如果需要说真话的话, 说实在的, 说真的: Allah var, bu kadar güç bir işi üç gün içinde hiçbir kimse yerine getiremez. 说实在的, 如此困难的一项工作, 任何人在两天之内也不可能完成。\Allah var dememek 无所畏惧, 天不怕地不怕 \Allah vere (de) 真主保佑, 但愿: Allah vere de yağmur yağmasa. 老天保佑, 可别再下雨了。Fırtına var, Allah vere de ayvalara zarar etmese. 暴风雨要来了, 但愿不要刮坏了木瓜树。\Allah vergisi 天才, 天赋, 天生的特性, 天性, 生就的脾气 \Allah yapısı 天才, 天赋, 天性, 生就的脾气 \Allah yapısı olmamak 有缺点, 有毛病, 并非完美无瑕 \Allah yapmak 把某人奉为真主, 视某人为神明 \Allah yarattı dememek 不可怜, 不怜恤, 无情, 残酷 \Allah yarattı demeyip vurmak 狠打, 痛打, 狠揍, 往死里打 Adam Allah yarattı demedi, var gücüyle çocuğa vurdu. 那人不由分说把那孩子痛打了一顿。\Allah yazısı 命运, 命中注定的 \Allah yürü ya kulum demek (对短时间内事业有成或暴富者用语)有真主相助: Bir kaç yıl önce çok fakir olan bu adam, Allah yürü ya kulum dedi, şimdi ülkesinin en zenginlerinden biri oldu. 几年前还一贫如洗的这个人如有神助, 现在已成为国内首富之一。\Allah’a bir can olmak 天不怕地不怕: Allah'a bir can borcu var. 他光棍一条, 天不怕地不怕!\Allah'a emanet (用于称赞某人时)托真主的福, 老天保佑: Allaha emanet, iyi çocuktur. 他是个好孩子, 愿真主保佑他。Allah'a emanet onun babası çok iyi yürekli bir ihtiyardır. 托真主的福, 他父亲可真是个非常善良的老人。\Allah'a havale etmek 指望真主, 听天由命 \Allah'a kalmak 未解决, 悬而未决: İşim Allah'a kaldı. 我的事情还未解决。\Allah'a sığınmak 求真主帮助 \Allah'ı çok, insanı az bir yer 非常幽静和人烟稀少的地方, 仙境 \Allah'ı (nı) seversen (表示发誓, 恳求, 吃惊, 厌恶等)看在真主的面子上, 为了真主, 苍天在上, 真主在上 \Allah’ın bildiğini kuldan saklamamak 说实话: Allah’ın bildiğini kuldan saklama, bu işi sen mi yaptın? 你要说实话, 这件事是你干的吗?\Allah'ın binasını yıkmak 1) 自杀: Allah’ın binasını yıkmak çok büyük günahtır. 自杀是很大的罪孽。 2) 杀人, 谋杀 \Allah'ın cezası 非常淘气的, 非常顽皮的; 乖僻的, 不合群的, 难于共处的 \Allah'ın emanetini geri alması 生命终结 \Allah'ın emri Peygamberin kavliyle (媒人的提亲时的开场白)承真主之命, 受先知之托 \Allah'ın emriyle 按照真主的旨意, 命中注定 \Allah'ın evi 1) 清真寺 2) 灵魂, 心灵 \Allah'ın evini yıkmak 以尖刻粗鲁的语言得罪, 惹恼 \Allah’ın gazabı 讨厌的, 臭名昭著的 \Allah'ın günü 几乎每天: Allah’ın günü kapımı aşındırmasından bıktım. 我讨厌他几乎每天都来纠缠我。\Allah'ın hikmeti 莫明其妙, 奇怪, 难以理解: Allah'ın hikmeti, kayanın içinde kocaman bir ağaç bitmiş. 真奇怪, 岩崖里竟然长出一棵又高又大的树。\Allah'ın inayetiyle 老天保佑: Allahın inayetiyle muvaffak olacağım. 老天保佑, 我会成功。\Allah'ın keskin kılıcına geleyim ki … 如果…, 我愿受天打五雷轰。\Allah'ın kulu 真主的奴仆(泛指人): Burada yol gösterecek bir Allah'ın kulu yok mu? 这里难道没人能给指一下路吗?Orada bir Allah'ın kulu yok mu? 那儿有人吗?\Allah'ın rahmetine kavuşmak (或 ulaşmak, ermek) 去世, 逝世, 死亡 \Allah'ını seven tutmasın 飞快地, 脚不点地地; 任何人也挡不住地: Allah’ını seven beni tutmasın, şunu cezasını vereyim. 我一定要处罚他, 谁说情也不行。Öyle bir kaçış kaçtı ki Allah'ını seven tutmasın! 他拔腿就跑, 一溜烟似的。\Allah'ını seversen (表示发誓、恳求、吃惊、厌恶等)看在真主的面子上, 为了真主, 苍天在上, 真主在上: Allahını seversen, merak edecek ne var, kim kime dum duma, senin kaçtığından kimin haberi olacak? 苍天在上, 有什么可担心的?混乱之中, 又有谁能知道你逃跑了呢?\Allah’ını şaşırmak 吓得不知所措, 慌得不知如何是好 \Allah'tan 1) 幸好, 好在, 谢天谢地, 感谢真主: Yağmur başladı, Allah'tan şemsiyeyi yanıma almıştım. 下雨了, 多亏我带了伞。Allah'tan bugün yağmur yağmadı da dışarı çıkabildik. 谢天谢地, 今天没下雨, 我们得以外出。 2) 先天的, 天生的, 天赋的, 生就的: Allah'tan kötürüm doğmuş. 据说他生下来就是个瘫子。Saçları Allah'tan sürmeli. 她的头发天生就像染过似的。\Allah’tan bulmak 遭天谴: Allahtan bulsun! 愿真主给他应得的惩罚!愿他遭天谴!\Allah'tan korkmak 惧怕真主, 怕遭天谴: Allah'tan kork! 别这么干, 真讨厌!\Allah'tan korkmaz 残暴的, 惨无人道的, 毫无人性的, 无法无天的, 天不怕地不怕的, 暴君: Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz adamın birisin. 你是个无法无天、厚颜无耻的家伙!\Allah'tan sıska ne yapsın muska 病入膏肓的 \Allah'tan umut kesilmek 绝望, 失去信心: Senin durumun ağır, ama Allah'tan umut kesilmez. 你的情况是严重的, 但是别灰心, 会好起来的。\Allah'tan uzun yerde bulunmak 在异国他乡, 在远离真主的地方 \Allah'tan ümit kesilmek 绝望, 失去信心: Üzülme dostum. Allh’tan ümit kesilmez. 朋友, 别难过, 别灰心!\Allah'ü âlem 大概, 也许, 或许, 想必, 天晓得
◆ Allah aşkın (ız) a. 1) 看在真主的份上!看在真主的面子上!为了主!苍天在上!真主在上: Allah aşkına, çabuk söyle, ne zaman gideceğiz? 看在真主的份上!快说!我们什么时候走?Allah aşkına böyle sözler hiçbir zaman söyledim. 苍天在上, 我从来没有说过这种话!Allah aşkına buna yapmayın! 看在真主的面子上, 别这么干! 2) 我的天哪: Allah aşkına, bunu söyledi mi? 天哪!他真是这么说的吗?Allah aşkına çabuk gel! 看在真主的份上, 你快点儿来吧!Kuzum, Allah aşkına sizin ahçıbaşıya yol mu verdiniz? 天哪!亲爱的, 难道您把您的厨师长给开除了吗?Allah bana, ben de sana. (欠债人请求延期还债用语)真主赐我, 我即予你。Allah (bir bir) bereket versin! 感谢真主!谢天谢地!Allah bilir ama kul da sezer. 要想人不知, 除非己莫为。Allah birdir. 1) 真主只有一个! 2) 我发誓!Allah büyüktür. 1) 真主伟大! 2) 苍天有眼!Allah cezasını vermesin (或 versin) ! 愿真主惩罚!遭天谴的!真该死: Dur bakayım, ismi hatırıma gelir mi? Hay Allah cezasını versin! Dilimin ucunda amma söylimiyorum. 等等!他的名字叫什么来着?嗨!真该死!就在嘴边可就是想不起来!Allah dağına göre kar verir. 苍天有眼, 真主英明!Allah dert verip derman aratmasın. 天意如此。Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz. 天命难违; 命中注定。Allah düşmanıma vermesin. 天哪!我怎么这么不幸啊!Allah eksikliğini göstermesin. 有总比没有强: Allah eksikliğini göstermesin, ama ekmekler pek siyah. 这面包实在太黑了, 但总比没有强。Allah emeklerini eline vermesin. 老天不会让他白忙活!祝他成功!Allah en yücedir. 真主至大!Allah etmesin. 绝对不行!可别这样!Allah gönlünüze göre versin. 祝君好人有好报!愿真主赐福于你!祝万事如意, 心想事成!Allah gümüş kapıyı kaparsa, altın kapıyı açar. 塞翁失马, 安知非福。Allah Halil İbrahim bereketi versin. 愿真主赐福!Allah hayırlara tebdil etsin. (解梦时的祝福语)真主保佑!Allah hayırlı etsin. (通常用于开始做事时的祈求)真主保佑!Allah hayırlı pazar versin. 愿真主赐予好买卖。Allah herkesin gönlüne göre versin. 愿真主赐福于众生!祝大家万事如意, 心想事成!Allah hoşnut olsun. 1) 真主保佑: Allah hoşnut olsun! O adanın bana çok iyiliği dokundu. 愿真主保佑他, 他待我很好。 2) 谢谢, 太感谢了。Allah inandırsın. 我若骗你苍天不容!让真主作证!我说的是实话!Allah insanı elden ayaktan düşürmesin. 1) 愿真主保佑他青春永驻! 2) 愿真主保佑他早日康复!Allah işinizi rast getirsin. 愿上帝相助你工作(事业)取得成功。Allah iyiliğini versin. (对不喜欢的言行表示宽容的用语)愿真主宽恕你!Allah kabul etsin. (对做善事者的赞语)好心者必有好报: Allah kabul etsin, bu çocukları giyindirmekle ne büyük sevap kazandın! 好人必有好报!你让这些穷人的孩子有衣服穿就是最大的积德行善。Allah kardeşi kardeş yaratmış kesesini ayrı yaratmış. 亲兄弟明算帐。Allah kimsenin başına getirmesin. 愿真主普渡众生!Allah kimseye zeval vermesin. 愿真主保佑每一个人。Allah kuru iftiradan saklasın. (被冤枉时)冤枉啊: Biz o işin içinde değildik, yanılıyorsunuz, Allah kuru iftiradan saklasın. 冤枉啊!这件事情与我们无关, 您搞错了!Neler söylüyorsun sen, Allah kuru iftiradan saklasın! 你说什么?真冤死我了!Allah lâyığını versin. (对不喜欢的言行表示宽容的用语)愿真主宽恕你!Allah manda şifalığı versin. 你吃得真多!你真能吃!Allah mübarek etsin. 愿真主赐你幸福!祝你幸福!Allah müstahakını versin. 让真主去惩罚他吧: Hay Allah müstahakını versin terbiyesiz. 这个没教养的东西!让真主去惩罚他吧。Allah ne muradı varsa versin! (得到别人帮助时说的祝福语)愿真主赐给你所想要的一切!Allah nice yıllara yetiştirsin! 愿真主恩赐长命百岁!Allah onların yıldızlarını barıştırsın!愿真主保佑他们和睦相处!Allah ömürler versin. 祝长命百岁!祝万寿无疆!Allah rahatlık versin. 晚安, 祝你睡个好觉: Teşekkür ederim, Allah rahatlık versin. 谢谢!祝你晚安!Allah rahmet eylesin. 让他安息吧: Allah rahmet eylesin, çok iyilik sever bir insandı. 让他安息吧!他是一个积德行善的人。Allah razı olsun. 1) 真主保佑。 2) 谢谢, 太感谢了。Allah sabır versin. 让真主赐给我力量吧!Allah sabırlı kulunu sever. 真主喜欢有耐心的人。Allah saklasın (或 saklaya) . 愿真主保佑。Allah selâmet versin. 1) (对出行者的送行语)愿真主保佑你一路平安! 2) (对旅途中遇到困难者的祝福语)愿真主保佑你旅途顺利! 3) (提及远方亲友时的祝福语)愿真主保佑他一切平安! 4) (在提及不赞成的事时的开场白)愿真主保佑他: Allah selâmet versin. Ahmet'in bu işe aklı ermez. 愿真主保佑他, 不过艾哈迈德做这事是力不从心。Allah senden razı olsun. 真主与你同在!Allah seni inandırsın. 我若骗你苍天不容!让真主作证!我说的是实话: Hani Allah seni inandırsın, bu kadar kızgın olmasaydım, korkardım. 我说的是实话!我当时要是不这样发火, 我会感到害怕的。Allah seni kahretsin. 愿真主诅咒你!Allah son gürlüğü versin. 愿真主保佑他安度晚年!Allah sonunu hayır etsin. (对事情结局感到担心时祈祷语)求真主保佑事情圆满成功!Allah tamamına eriştirsin. 愿真主保佑事情圆满成功!Allah tez gün tez saatte canını alsın. 我真想马上宰了他!Allah toprağı kadar ömür versin. 祝寿比南山!祝万寿无疆!Allah uçamayan kuşa alçacık dal verir. 老天爷饿不死瞎家雀。Allah utandırmasın. 祝马到成功!Allah verince kimin oğlu kimin kızı demez. 真主赐福不分贫富贵贱。Allah vermesin. 但愿不要如此!Allah versin. 1) 真主保佑; 愿真主保佑; 真主保佑你不要白忙活: İşlerin yoluna girdi, Allah versin, kazancın bol olsun. 你诸事顺利, 祝你事事如意! 2) (拒绝他人乞讨时的用语)让真主赐给你吧!去!向真主要去吧! 3) (对遇到喜事者的祝贺语, 有时也带有戏弄或玩笑语气)真主慈悲, 托真主的福: Allah versin, bu günlerde işler pek yolunda. 谢天谢地, 近来事情进行得十分顺利。Allah yazdıysa bozsun. 这事打死我也不干: Onunla evlenmek mi, Allah yazdı ise bozsun! 和他结婚?打死我也不干!Allah yıldız barışıklığı versin. 真主保佑你们和睦相处!真主保佑你们合家欢乐: Allah, bir arada kocatsın, yıldız barışıklığı versin. 真主保佑你们夫妻和睦, 合家欢乐!Allah yolunu açık etsin! 一路平安!Allah’a ısmarladık (离去者对留下者的道别语)请留步, 再见!Allah’a şükür. 谢天谢地: Allaha şükür çocuk iyi oldu. 谢天谢地孩子的病好了。Allah'a emanet olun. (离去者对留下者的道别语)请留步, 再见!Allah'a tevekkül et. 听天由命吧!Allah’ı var. 真主作证!Allah'ın işine bak! (表示惊讶, 出乎意料)瞧这事闹的!Allah’ından bulsun. 他这么缺德必遭报应!Allah’tan başka yârim yoktur. 除了真主没有人帮我。Allah'tan bulsun. 让他受到老天的报应吧!

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • Allah — Allāh Kalligraphie in der Eski Cami (Moschee), Edirne Allah (arabisch ‏الله ‎, DMG Allāh, ʔalˤːɑːh …   Deutsch Wikipedia

  • Allâh — Allah Religion religions abrahamiques …   Wikipédia en Français

  • ALLAH — ALL H Nom désignant en islam le Dieu unique et créateur qui a révélé son existence et ses commandements, ses promesses et ses menaces, depuis Adam jusqu’à Mu ムammad. Ce nom, connu avant la mission du Prophète, a pu désigner en Arabie le Dieu… …   Encyclopédie Universelle

  • Allah — • The name of God in Arabic Catholic Encyclopedia. Kevin Knight. 2006. Allah     Allah     † Catholic …   Catholic encyclopedia

  • Allāh — (arab. für al ilah). der Gott, dann überhaupt Gott. Theils in Gebeten, theils in Ausrufungen der Orientalen kommt A. häufig mit einem od. mehreren der 99 Epitheta Gottes in Verbindung vor. Allah Agbar (Allah Ekber), Gott ist groß, mächtig, Ausruf …   Pierer's Universal-Lexikon

  • Allah — Allah. Zusammengesetzt ist dieses Wort aus »Al« und »Elah.« Es ist im Arabischen der Name Gottes und das Wort bezeichnet den »Verehrten und zu Verehrenden.« Muhamed legt dem Allah fast alle diejenigen Eigenschaften bei, welche die Bibel dem… …   Damen Conversations Lexikon

  • ALLAH — Arabica, Deum notans, Turcis frequenti in usu. Charta Alboacem Regis Mauri Conimbricensis A. C. 734. apud Sandovallium in Rege Pavila, Si Christianus fuerit, (iverit) ad mesquidam vel dixierit male de Allah vel Mahamet, fiat Maurus, vel matent… …   Hofmann J. Lexicon universale

  • Allah — [al′ə, ä′lə, ä′lä΄, ä lä′] n. [Ar Allāh < al, the + ilāh, god, akin to Heb eloah, God] Islam God …   English World dictionary

  • Allah — Al lah, n. [ contr. fr. the article al the + ilah God.] The name of the Supreme Being, in use among the Arabs and the Mohammedans generally. [1913 Webster] …   The Collaborative International Dictionary of English

  • Allah — (arab.), Gott, im Koran Name des höchsten Wesens, zu dessen Verehrung Mohammed die Gläubigen verpflichtete, zusammengezogen aus dem arabischen Artikel al und ilâh, Gottheit, verwandt mit dem Êl und Eloah der Hebräer. Der Name A. ist in alle… …   Meyers Großes Konversations-Lexikon

  • Allah — (aus al und ilâh), arab. Name Gottes …   Kleines Konversations-Lexikon

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.